Sokaklardan sürekli müzik sesleri yükseliyor. Sanıyorum bugün itibariyle artık kentin bütün sokak müzisyenlerine rastlamış bulunuyorum. Yürümenin kitaplarda yazmasa da kalbe faydalarından biri de bu. Ancak bir sorun olduğunu fark ettim. Çalınan şarkıların hepsini bir yerlerden hatırlıyorum ama tam evet işte bu şarkı diyecek olduğumda, melodi bir yerde bozuluyor. Defalarca denedim. Gidip piyanistin, gitarcının, saksafoncunun, Madrid konservatuarının atmış yaş üstü çalgıcılarının, önündeki kuklaya keman çaldıran sarışın delikanlının, hepsinin önünde uzun uzun dikildim. Her seferinde aynı şey oldu ve melodi bir yerde gitmesi gereken yönden sapıp, yabancı notalarla hemhâl oldu. Irene bana bu sır perdesini aralayana kadar kulaklarımın beni yanılttığını sandım oysa sadakatte kusur eden onlar değilmiş. Irene bir çocuk tiyatrosu için hazırladığı reklam filminde “ jingle bells “ i kullanacağını ama bunu ceza ödemeden yapabilmek için şarkının çok da fark edilmeyecek bir yerinde birkaç notayı değiştirmesi gerektiğini söyleyince, tüm kent çalgıcılarını (Latin Amerikalıları saymıyorum, onların kanunla falan pek işleri yok gibi, kafalarına göre takılıyorlar) böylesi bir yaratıcılığa zorlayanın İspanya telif hakları kurumu olduğunu öğreniyorum.
Yanlış nota basmak rüyadan uyanmaya denk olabilir mi?
Şöyle düşünelim: günün birinde birileri siz duş alırken kapıyı açıp, derhal söylediğin o şarkıyı bana geri ver dese, çıplaklığınızın bile hatırı sayılmasa, ya da sizin araba gürültülerini fırsat bilip otobüsün en arka koltuğunda mırıldandığınız pek sevgili şarkınızı ön koltukta oturan siyah ceketli ciddi görünüşlü adam bir hışımla gelip, sihirli bir dokunuşla dilinizden çekip alıverse. Ya “ bu şarkıyı nerden buldun” ortamında Sovyetlerin gammazcılık iptilası geri gelse…ya ruh halimize göre kiminde ceketlerinden bir hayli ürktüğümüz bu ciddi adamlardan biri salına salına dolandığınız ağaçlıklı park yollarında omzunuza dokunup, heyecanınızı hiç gizleyemiyorsunuz küçükhanım, ama üzgünüm ki ben bu kalp atışlarını bir yerden tanıyorum, lütfen benimle gelin dese…daha mı iyi olur…
Lütfen yanlış nota basalım. Ey insanlık, sizlere bu çağrıda bulunmayı bir ödev sayıyorum. Lütfen başkasına ait olduğunu bildiğiniz ya da bundan şüphelendiğiniz melodileri çalmaya meyleden ruhlarınıza şunu fısıldayın: yanlış yapmak insanlığın şanındandır! Ve yapın, yanlış yapın, şarkıları saptırın, melodileri kırın ve dökün ve yılbaşlarında yağmaya azmeden kar tanelerinin yönünü şaşırtıp kara ceketlilerin başına bir tane bile düşmesine izin vermeyin. Bembeyazın içinde kapkara kalakalsınlar.
Bu son tasvire yakından bakınca içim burkulur gibi oldu. Dileğimi, sırf bu ciddi adamlar gözümüze gözümüze batmasınlar diye şu şekilde değiştiriyorum: ancak ve ancak kar altında aksak ritim tutturmuş sokak çalgıcılarına kulak kabartıp da ayaklarının birbirine dolanmasına karşı koymadıkları taktirde yere yuvarlanma ve böylece beyaza bulanarak ibretlik hallerinden kurtulma şansını ver onlara yeni yıl!
İşte tüm bu nedenler ve olasılıklardan ötürü yanlış nota vuran ve ezberleri bozan ve hatta yanlış nota vurulmasına sebebiyet veren ve böylece çocukluktan beri başımızdaki bu uyku mahmurluğunu hırpalayan herkese teşekkürlerimi sunuyorum.
Sokağa çıkıp bağıra bağıra fareli köyün kavalcısını okumayı denememeniz de önemle rica olunur!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder